KEMİK HASTALIĞI OSTEOPOROZ
Prof.Dr. Benal Büyükgebiz

Prof.Dr. Benal Büyükgebiz

Takviye

KEMİK HASTALIĞI OSTEOPOROZ

19 Mayıs 2017 - 11:29

KEMİK HASTALIĞI OSTEOPOROZ

Ergenlikte önlenebilir

Sevgili Anne ve Babalar,

Bildiğiniz gibi osteoporoz, kemik kırılganlığında artma ve kırıklara yatkınlık ile seyreden, düşük kemik kitlesi ve kemikte yapısal bozulma ile karakterize sistemik bir kemik hastalığıdır. Kemikte mineral yoğunluğu belirgin derecede azalır. Ortaya çıkışı 50 yaş sonrasına denk gelse de önlemek için yapılabilecekler ergenlik yaş grubundadır. Nedeni de erişilebilecek maksimum kemik kitlesine ergenlik döneminde büyük ölçüde ulaşılmasıdır. Edinilen maksimum kemik kitlesine etkili faktörler:

1. Genetik (% 60-80)

2. Çevresel faktörler (% 20-40) olarak gruplandırılır.

Genetik faktörler değiştirilemezler. Ancak çevresel faktörler (en önemlileri beslenme-kalsiyum alımı ve spordur) değiştirilebilir. Osteoporozdan korunmak için yapılabilecekler de bu grup içindedir. Kemik kitlesinin büyük kısmı ilk 20 yıl içinde kazanılır. Anne karnında başlayan dönemden itibaren ergenliğe kadar yavaş ve düzenli artış ile ergenlikte kemik kitlesinin % 60’ına ulaşılır. 30 yaşına kadar kemik yoğunluğunda hafif artış devam eder. 30 yaşından sonra engel olunamayan kemik kaybı başlar. 11-24 yaş grubunda 1200-1500 mg kalsiyum / gün alınması önerilmektedir.  

Genetik olarak belirlenmiş maksimum kemik kitlesine ulaşılması için gereken kalsiyum alımı ile diyetle alınan kalsiyum arasında belirgin fark vardır. Kalsiyum takviyesi bu nedenle çok önemlidir. Özellikle kızlarda 10-17 yaş grubunda kalsiyum alımı azalır. Kızlar günde ortalama 780-820 mg, erkekler ise günde ortalama 800-920 mg kalsiyum alırlar.

Yapılan çalışmalar süt ve süt ürünleri tüketenlerde kemik mineral yoğunluğunun daha yüksek olduğunu göstermektedir. Kalsiyum takviyesi kullanılması ihmal edilmemelidir. Yine araştırmalar menopoz sonrasında kemik kaybının ergenlikte kalsiyum alımı az olanlarda daha fazla olduğunu göstermiştir. Ergenlik yaş grubunda artan meşrubat tüketimi de kalsiyum alımı üzerinde olumsuz etki yapar. Ayrıca kafeinli içeceklerin kalsiyum atılımını arttırması nedeniyle de negatif kalsiyum dengesi gelişir.

Benzer şekilde ergenlikte azalan meyve-sebze tüketimi de kemik sağlığını olumsuz etkiler. Araştırmalar günde üç porsiyondan az sebze-meyve tüketenlerde idrarla kalsiyum atılımının fazla olduğunu göstermektedir. Her fırsatta sebze ve meyveden zengin beslenmeleri desteklenmeli, yaratıcı uygulamalarla bu mümkün kılınmalıdır.

Süt ve süt ürünleri bilinen en zengin kalsiyum kaynaklarıdır.  Doğal olarak kalsiyum alımını garanti altına almanın yolu süt ve süt ürünleri tüketimlerini arttırmaktır. Ancak ergenlikte bu da çok kolay değildir. Pekçok konuda olduğu gibi beslenme konusunda da kendi tercihleri ve iradeleri ile beslenmeyi tercih ederler ve önemli bir kısmı sağlıklı ürünlerle beslenmezler.

Ergenlikte beslenmeyi olumsuz etkileyen risk faktörleri çok fazladır. Büyüme-gelişmenin hızlanması, nutrisyonel ihtiyaçlarda artma, adet görme, hızlı büyüme, demir ihtiyacında artma, artan fiziksel aktivite-spor, enerji ihtiyacında artma, estetik kaygılar, diyet ve uygun olmayan kilo verme yöntemleri, psikolojik baskılar ve olumsuz etkilere açık olma ergenlerin beslenmesinde risk yaratan faktörlerdir. Kimlik arayışı, bağımsızlık savaşı, kabul görme mücadelesi, estetik kaygılar, toplum baskısı, sağlıklı olma bilincinde yetersizlik ergenlerin beslenmesini olumsuz etkileyen psiko-sosyal faktörlerdir.

Gelecek hafta devam etmek üzer, sevgiler…

Bu yazı 188 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');