Motosiklet 101
İlker Saltoğlu

İlker Saltoğlu

Karmakarışık

Motosiklet 101

09 Mart 2016 - 09:23

Bahar havaları kendini göstermeye, havalar ısınmaya, pek çok kişinin garajda sakladığı oyuncakları da artık yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. 

Sizin de içiniz kıpır kıpır ediyor mu?

Sıkışık trafikte yanınızdan gülerek geçip giden, trafik umurunda olmayan, eğlendiği her halinden belli olan motosikletlilere özendiniz mi?

Virajlı bir yolda önünüzde giden, her dönemeçte yatıp kalkan, eğlencesine eğlence katanların arasında olmak istediniz mi?

Nereye gittiğinizi planlamadan, bazen yol, bazen rüzgar, bazen de motosiklet nereye götürürse oraya gitmek içinizden gelmiyor mu?

Dört tekerli bir kafesin içinde sıkıldınız mı?

Hazırlanın o zaman, yolculuk başlıyor!

1.ADIM

İlk adımımız, pek çoğunuzun düşündüğü gibi gidip bütçemize uygun bir motosiklet almak değil. Öncelikle, motosiklet kullanabileceğimizi cümle aleme ispat edeceğimiz ehliyetimizi almak gerekiyor. Bunun için hemen en yakındaki sürücü kursuna gidip kaydımızı yaptırıp, gereklerini yerine getirdikten sonra sınava giriyoruz. Çok basit 20 sorudan oluşan yazılı sınav ve kukalar arasında sekiz çizmekten ibaret olan direksiyon sınavını geçtikten sonra ehliyetimize kavuşuyoruz.

Ehliyeti aldık. İyi de bu motosiklet ile trafiğe çıkabileceğimiz anlamına geliyor mu?

Evet diyen sazanları kenara alıp, motosiklete binmeyi yasakladıktan sonra diğer arkadaşlarla yola devam ediyoruz.

Üzücü ama sürücü kursları sadece sınavları geçmenizi sağlayacak kadar eğitiyor sizleri. Bu konuda onları suçlayamıyorum, çünkü esas işleri bu. Eğer sınav sistemi veya süreç daha ciddi olabilse, sürücü kursları da daha iyi bir eğitim vermek için çabalayacaktır. 

Bu durumda motosiklet kullanmayı öğrenmek için eğitimimize devam etmemiz gerekiyor. Öncelikle hemen bir uyarıda bulunayım:  kendi kendinize öğrenmeye kalkmayın. İstenmeyen sonuçlara neden olup, motosikletli hayatınızı başlamadan bitmesi işten bile değil çünkü.

Öğrenip, aklımızda tutmamız, hiç unutmamamız gereken ilk şey, yeterli donanımımız olmadan motosiklet kullanmanın çok tehlikeli olduğudur.  İşimiz bu tehlikeleri öğrenip, riskleri en aza indirmektir. Tam da bu nedenle, asıl işi motosiklet sürücülerini eğitmek olan kurumlardaki kurslardan faydalanmanız gerekiyor. Internette kısa bir araştırma ile bunlara ulaşabilmeniz çok kolay.

Birkaç senedir motosiklete binen ağabeylerinizin, arkadaşlarınızın dolmuşuna aman gelmeyin. Delikanlılık motora sökmez. Hemen alaşağı edip, boyunuzun ölçüsünü alıverir. Öğrenip, aklımızda tutmamız, hiç unutmamamız gereken ilk şey, yeterli donanımımız olmadan motosiklet kullanmanın çok tehlikeli olduğudur.  Evet, tekrar ediyorum ve yazı boyunca bunu birkaç kez yapabilirim. Ama garantisi yok. Ben tekrarlamasam da siz içinizden tekrarlayın.

2. ADIM

Ehliyetimizi aldık. Eğitimimizi de tamamladık.

Sırada net tür bir motor kullanacağımıza karar vermek var.

Şimdiye kadar aklınızda bir takım fikirler oluşmuştur.  Ama iş motor almaya gelince karşınıza çıkacak seçeneklerin çokluğu, etraftan gelecek farklı tavsiyeler tam bir muammaya dönüşüp sizi bir çıkmaza sokabilir. Korkmayın, derin bir nefes, hatta ince belli bir bardakta çay alın, okumaya devam edin.

Öncelikle seçeneklerimizi ortaya bir koyalım :

-          Scooter :  Hemen burun kıvırmayın. Bu küçük dostlar, başlangıç için birebir olmakla beraber, motorunuzu şehir içinde kullanacaksanız en iyi alternatiflerden biridir. Fiyatlarının pek çok motordan daha uygun olmasının yanı sıra, düşük yakıt sarfiyatı ile ekonomik ve viteslerinin otomatik olmasıyla da kullanımı çok rahattır. En büyük dezavantajları, küçük tekerlekleri nedeniyle, yoldaki kasis ve çukurlardan fazla etkilenmesidir. Başlangıç için ciddi olarak  düşünmenizi tavsiye ederim. Ayrıca maxi scooter denilen büyük modelleri ile, uzun yolculuklarda da keyfinize devam edebilirsiniz.

-          Commuter: Aslında bir tam bir model olmamakla beraber atlanmaması gerekir. Genellikle 125 veya 150cc motor hacimli, memleketimizde kurye veya kebapçı motoru olarak bilinen modellerdir. Şu net olarak söyleyebilirim ki, kurye veya kebapçı motoru diye bir model yoktur. Hem başlangıç motoru olarak, hem de bir ömür boyu kullanabileceğiniz sağlamlıkta, ekonomik, şehir içinde kıvrak rahat kullanımlı motorlardır. İlk motor olarak bence en uygun modeldir.

-          Cruiser : Yanlış bir tanımlama ile ülkemizde chopper denilen bu motosikletler, bol nikelajlı parlak görüntüleri, sesleri ve Amerikan filmlerinde görüp içimizin gittiği Harley Davidson’lar  nedeniyle pek çoğumuzun ilk tercihi olurlar. Ayrıca yere yakın olmaları nedeniyle kendimizi daha güvende hissetmemizi sağlarlar. Ancak manevra kabiliyeti düşük, genellikle hantal motorlardır.

-          Enduro : Sanıyorum kullanım alanı en geniş motorlar endurolardır. Şehir içinde kıvrak, uzun yolda rahat, asfalt ve toprak yollarda sizi üzmeyen motorlardır. Her koşulda rahatınızı bozmadan yola devam etmeniz için tasarlanmışlardır. Düşük motor hacimli seçenekleriyle başlangıç için ideal, güçlü modelleriyle ilerleyen yıllarda da vazgeçemeyeceğiniz motorlardır.  Dik oturma pozisyonları ile hem etrafı daha iyi görmenizi hem de uzun kullanımlarda daha az yorulmanızı sağlarlar.

-          Touring : Genel olarak basit görünümlü ve yapılı, çıplak motorlardır. Daha çok uzun yol için tasarlanmış ve bu konuda pek çok seçenek sunun modellerdir.

-          Racing : Başlangıç için öncelikle oturuş pozisyonları ( ayaklar geride, vücut motorun üzerine doğru yatmış şekilde ), daha sonrada kontrol edilmesi diğerlerinden daha zor olması nedeniyle tavsiye etmediğim, ancak hem görüntü hem de performansları itibariyle en heyecan verici modellerdir. Televizyonlarda izlediğimiz yarış motosikletlerinin biraz daha uysallaştırılmış, far, korna, sinyal vs gibi eklentilerle trafikte kullanılabilir hale getirilmiş halleridir.  125 ve 250cc’lik modelleri dışındakileri, en az 20.000km’lik motosiklet tecrübeniz olmadan kullanmamanızı bir dostunuz olarak rica ediyorum.

Genel olarak motosiklet modelleri bunlar. Bir de Super Moto, Sport Touring  gibi ara modeller ve Kross gibi sadece belli bir amaca yönelik motorlar var. Ancak başlangıç olarak yukarıda bahsettiğim modellerden biri ile başlayabilirsiniz.

İyi de, hangisi?

İşte bu zevkinize, amacınıza göre tamamen sizin karar vermeniz gereken bir nokta. Pek çok bilen, pek çok kişi, pek çok fikir verecektir. Hepsini süzün ve en beğendiğiniz modelde karar verin.

ANCAK !!

Öğrenip, aklımızda tutmamız, hiç unutmamamız gereken ilk şey, yeterli donanımımız olmadan motosiklet kullanmanın çok tehlikeli olduğudur. 

Bu yüzden, kontrol edebileceğimiz, bizi zorlamayacak, uysal bir motor seçmemiz gerekiyor. Bunun için beğendiğiniz modelin 125 veya en fazla 250cc hacimli seçeneklerinden birine yönelin. Eğer boyunuz 1.90m ve kilonuz da 100kg’nin üzerindeyse motor hacmini biraz daha yükseltebilirsiniz. 

Bir önemli nokta da, motorun üzerine oturduğunuzda her iki ayağınızın da, tercihen tabanlarınızın tamamının, yere değmesi gerekiyor.

Karar vermeden önce muhakkak birkaç farklı modelin üzerine oturun. Hatta resminizi çektirin. Bakın bakalım, size en çok hangisi yakışıyor.

Motorun üzerine oturduğunuzda, ayaklarınız yere değiyor, yüzünüzdeki sırıtmaya engel olamıyor, bir de motoru boş vitesteyken ileri-geri rahatlıkla hareket ettirebiliyorsanız motorunuzu buldunuz demektir.

3. ADIM

Hayır, henüz motor almaya gitmiyoruz.

Önce kılık kıyafetimizi düzeltiyoruz.

Öğrenip, aklımızda tutmamız, hiç unutmamamız gereken ilk şey, yeterli donanımımız olmadan motosiklet kullanmanın çok tehlikeli olduğudur. 

Bir sürücünün motora binmeden önce olmazsa olmazları:

-          Kask

-          Mont

-          Eldiven

-          Dizlik ( tercihen pantolon )

-          Bot

Bunlar olmadan motora binmeyi aklınıza getirmeyin bile. Yine sağdan soldan, “ Ben yıllardır kullanmıyorum, bugüne kadar da bişey olmadı” diyecek, sizi küçümseyecek kişiler olacaktır. Sıcaktan bunaldığınızda ( sıcaktan bunalıyorsanız kıyafetiniz yanlıştır ), şeytana uymak isteyecek, belki de bir iki parça kıyafetinizi çıkarmak isteyeceksiniz.

ANCAK!!

Öğrenip, aklımızda tutmamız, hiç unutmamamız gereken ilk şey, yeterli donanımımız olmadan motosiklet kullanmanın çok tehlikeli olduğudur. 

Özellikle sıcak yaz aylarında, yanınızdan geçen, kask dışında üzerinde başka bir şey olmayan, hatta bazen kask bile olmayan motorcuları gördüğünüzde,  şu sözümü unutmayın “Şu anda onların yerinde olmak istiyor olabilirsiniz, ancak olası bir kaza anında onlar sizin yerinde olmak isteyecekler. Ve maalesef çok geç olacak”

Elbette hiç birimiz yola kaza yapacağız diye çıkmıyoruz. Ama sıfır risk ile yolda yürümenin bile imkansız olduğu gerçeğinden yola çıkarak, biz mümkün olan tüm önlemleri almak durumundayız.

Piyasada her keseye uygun onlarca seçenek var artık. Paramızın yettiği en iyi kıyafetleri almaya özen gösterelim. Alırken de üzerimize yakışanı alalım tabi. “Ne öyle rengarenk, zibidi gibi? Erkek adam siyah giyer” diyerek baştan aşağıda her şeyi siyah almayın. Ya da alın siz bilirsiniz. Zevk meselesi. Ama motorunu özellikle yazın kullanacak arkadaşlar, uyarmadı demesinler.

Şimdi kasklara bakalım. Yarım kaskları, tabak görünümlü nazi tipli kaskları eleyelim. Full face dediğimiz tam kapalı veya çeneden açılır modellerden, gözümüze kestirdiğimiz birini alıp deneyelim. Kask başınızı ne çok sıkmalı, ne de gevşek olmalı. Yanaklarınızdan hafif sıkan, alnınıza ve çenenize baskı yapmayan, başınızı sağa ve sola ani çevirmelerinizde oynamayan kask sizin için uygun bir kasktır. Çene altı kilit mekanizmasının kolay kilitlenip açılmasını, vizörünün tek parmakla rahat açılmasını önemli iki nokta olarak not edelim. Ön ve arka havalandırma kanallarının olması, güneş vizörünün olması, güneş ışınlarını yansıtan bir renge sahip olması yazın yararınıza olacaktır. 

Üzerinde Avrupa Birliği’nin onayladığı güvenlik normlarına sahip olduğunu belirten işaret olan alabildiğiniz en pahalı kaskı almanızı öneririm.

Kaskların ömürleri 4-5 yıldır. Bu yüzden rafta kalmış, tozlu modelleri sakın almayın. Kaza yapmasanız dahi 4-5 senede kaskınızı değiştirin.

Kaskımızı aldık sıra montta. Bu konuda pek çok seçenek olduğunu göreceksiniz. Gözünüze güzel görünen, üzerinize iyi oturan en önemlisi CE belgeli korumalara sahip olan bir model almalısınız. Sırtınızın tamamı, dirsekleriniz ve tercihen göğsünüzün üst bölümlerine gelen yerlerde korumaları olmalı. Eğer motoru yazın kullanacaksanız, fileli modellerden birini almanız iyi olur. Ancak içine muhakkak sizi sıcak tutacak bir içlik almayı da unutmayın.

Onlarca eldiven seçeneğinin içinden, elinizin rahat ettiği ve muhakkak korumaları olan bir modelde karar kılın. Elinizi sıkmasın ve parmak uçlarınızda 2-3 mm boşluk olan, el hareketinizi engellemeyen bir eldiven alıp pantolon reyonuna geçin.

Giydiğinizde sizi rahatsız etmeden kavrayan, diz korumaları tam olarak dizinize gelen, yan bacak korumaları olan bir pantolon seçin. Giyeceğiniz mevsime göre, yağmur geçirmeyen modellerden veya daha havadar modellerden birine karar verebilirsiniz. Eğer sadece yazın motor kullanacaksanız, dizlikle de motorunuzu kullanabilirsiniz. Dizlik alacaksanız, muhakkak mafsallı bir model seçin.

Son olarak botlarımızı almamız gerekiyor. Normal numaranızdan bir numara büyük modelleri deneyerek, ayağınızı rahat ettiği modelde karar kılın. Botunuzun önde, yanlarda, arkasında ve kaval kemiğine denk gelen kısmında korumaları olması gerekiyor. Bazı botlarda hem fiyatı düşürmek, hem de sizi daha rahat hissettirmek için bir ya da birkaç yerdeki korumalardan feragat ediliyor. Bu modellerden uzak durun. Kendimizi korumak esas amacımız, amacımızdan sapmak yok.

Denediğiniz her kıyafet ilk başta sizi rahatsız edecek, hiç birinde tam olarak rahat edemeyeceksiniz. Ancak çok kısa bir sürede tüm kıyafetler vücudunuza adapte olacak ve doğru kıyafetleri seçtiyseniz birkaç kullanımdan sonra üzerinizde olup olmadıklarını anlamayacaksınız bile.

Önerim, kıyafet almaya daha önce kendine alışveriş yapmış birisi ile birlikte gitmenizdir. Hem sizin hem de satış yapmak isteyen tezgahtarların yanlış yönlendirmelerinden sizi koruyacak birine ihtiyacınız olacak.

Eğitiminizi, ehliyetinizi ve kıyafetlerinizi aldığınız. Artık iki teker dünyasına hazırsınız!

4. ADIM

Sıra geldi motorumuzu almaya.

Pek çok kişi, 3. Adım olarak motor alıp sonra kalan parasıyla kıyafetlerini almayı tercih eder. Ben özellikle önce kıyafetlerinizi almanızı söylüyorum ki, alabileceğiniz en iyi kıyafetleri alın ve motor üzerinde güvenle yolunuza devam edin. Motor üzerinde kendini güvende hissetmek, keyifli sürüşün en önemli noktalarından biridir.

Konumuza geri dönelim, hep bu anı beklediğiniz biliyorum.

Aslında işimizi son derece kolaylaştırdık. Ehliyetimizi aldık, eğitimleri tamamladık, kullanacağımız motor tipine karar verdik, ona göre kıyafet aldık.

Eğer bir scooter almaya karar vermediysek, önerim ilk motorunuzun temiz bir ikinci el motor olmasıdır. Scooterlar genellikle ikinci ele düştüklerinde zaten ömürlerini bitirmiş oluyorlar. Bu yüzden ikinci el scooter başlangıç motoru olarak tavsiye etmiyorum. Ancak çok temiz, tanıdığınız ve güvendiğiniz birinin motoru ise olabilir. Onun dışında eğer scooter alacaksanız bence sıfır almanız hayrınıza olacaktır.

Motosikletler ikinci ele düştüklerinde önemli bir değer kaybına uğruyorlar. Eğer yanlış bir karar verip, farklı bir model motor almak istersek, elimizdekini çıkarırken çok zarar görmememiz gerekir. Bu yüzden ikinci el daha güvenlidir. Zira pek çok kişi ilk seçtiği motor modeli ile devam etmeyip, değişikliğe gider. Ayrıca düşüp, kalkmalarımızı sıfır bir motorla yaşamak, hem içimizin hem cebimizin daha çok yanmasına da sebep olacaktır.

Evet, düşeceksiniz. Acı ama gerçek. Düşmeyen motorcu yoktur, henüz düşmemiş motorcu vardır. Bu yüzden eğitim sürecimizi mümkün olduğu kadar uzun tutarak, düşmelerimizi bu kontrollü ortamlarda düşük hızlarda yaşamaya çalışmamız çok önemli. 

Yanlış anlaşılma olmasın. Sıfır motor almayın demiyorum. Tabi ki, sıfır motor alıp kullanmak en güzelidir. Eğer maddi açıdan bir sıkıntınız yoksa hiç durmayın. Yine de temiz bir ikinci el, öğrenme sürecinde ve ilk motorunuzu değiştirme sürecinde sizi pek çok kayıptan kurtaracaktır.

Motor alırken piyasada bilinen markaların birinden olmasına, servis ağının geniş olmasına, yedek parça probleminin olmamasına dikkat edin. Çin malı adı sanı duyulmamış, makul bir uzaklıkta servisi olmayan markalardan uzak durun. Ucuz motor istiyorsak, tanıdık markaların eski modellerini tercih edin.  

Şimdi alacağımız motorun özelliklerini özetleyelim: Kullanmayı düşündüğümüz model ( scooter, enduro, cruiser, touring, racing) olacak, 125-250cc hacme sahip olacak, boyumuza uygun olacak, bildik markalardan olacak.

Geriye internetten veya motosiklet mağazalarından araştırma yapmak, eğer ikinci el bir motor alıyorsanız beğendiğiniz modeli güvenilir bir ustaya göstermek, pazarlık yapıp motorunuzu üstünüze almak kalıyor.

Lütfen unutmayın:

Öğrenip, aklımızda tutmamız, hiç unutmamamız gereken ilk şey, yeterli donanımımız olmadan motosiklet kullanmanın çok tehlikeli olduğudur. 

Yeterli donanıma sahip olun ve uzun yıllar boyunca motorunuzun keyfini sürün, sevdiklerinizle, bizimle paylaşın.

 

Bu yazı 1613 defa okunmuştur .

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');