"İSRAF" LARDAN ARINALIM!
BURCU YAKAR

BURCU YAKAR

BURCU YAKAR

"İSRAF" LARDAN ARINALIM!

02 Mart 2017 - 12:10

“İSRAF” LARDAN ARINALIM!

Yalın Düşünce felsefesi deyince akla gelen anahtar kelimelerden biri “Değer” dir. Yalın felsefede değer; ürün ya da hizmet çıktısına olumlu etkisi olan, müşterinin para ödeyebileceği her ayrıntıdır. Müşterinin gözünde ürün ya da hizmete değer katmayan her adım gereksizdir ve para ödenmeyecektir.  Harcanan zaman sonrasında elde edilen çıktının hiçbir getirisi yok ise ortadan kaldırılmalıdır. Özetle Yalın felsefe; çıktıya değer katmayan ve müşterinin para ödemediği tüm adımları israf olarak adlandırır. Birçoğumuzun iş ve özel hayatında kullandığı israf terimini sınıflandırarak, yalın felsefe kapsamında hayatlarımıza girmesini sağlayan Japon’ların dilindeki adı ise “Muda” dır.

Kıt kaynakları en verimli şekilde kullanarak ürün & hizmet üretmek, bir işletmenin karını maksimize etmek adına en önemli hedefi iken, bu felsefeyi özümseyerek yaşamak da her bir bireyin hedefi olmalıdır. İşletmelerde yalın dönüşümü sağlamak adına okunan makaleler, alınan eğitimler ve danışmanlıkların fayda getirmesinin yolu; fikri özümsemek ve her bir bireyin günlük hayatında uygulamasından geçiyor. Aksi takdirde öğrenilen terimler ezberden öteye geçmiyor, ne israf ne de değer kelimeleri anlamını buluyor.

“İsraf” kelimesini özümsediğimiz ve teorik bilgiden uzaklaşarak altında yatan mantığın ne kadar “yalın” olduğunu anladığımız anda israflardan kurtulmanın mucize ilacının “iyi bir planlama süreci” olduğunu görüyoruz.

Japonlar, Yalın Felsefe kapsamında İsraf kavramını 7 başlıkta inceler, 8. Başlık 2000’li yıllarda Zeka & Bilgi & Deneyim israfı olarak .

literatüre eklenmiştir.

Fazla Üretim:

İhtiyacımız olandan fazla üretim yapmak, satılmayan malzemelerin enflasyon nedeniyle değer kazandığı eski dönemlerde tercih edilir bir yöntemken, elde kalan malzemenin değer kaybettiği günümüzde oldukça tehlikeli bir hale gelmiştir. Alternatif ürünlerin fazla olması sadık tüketicileri ortadan kaldırmış, pazarın hakimiyeti tamamen tüketicilerin olmuştur. Bu nedenle işletmeler için fazla üretim kararı vermek kolayken; yanlış verilen kararlar sonucu oluşan yüklü stokları eritmek için alternatif çözümler bulmak son derece zor bir karar noktası haline gelmiştir.

Fazla üretim israfını oluşturan temel nedenlerinden biri talep planlama süreci’ nin doğru yönetilememesidir. Bir ürünün ne kadar satılacağının öngörülemediği noktada yapılan ve ayakları yere sağlam basmayan tahminler, şirketlerde büyük darboğazlar yaratabilir. Bunun için temkinli davranıp, öngörünün zor olduğu durumlarda revize planlarla ilerlemek daha doğru bir çözümdür. İşletmelerin ürün ya da hizmet sayısı ne kadar fazla ise, fazla üretim riski de o kadar artar.

Bazı durumlarda talep planlama doğru yapılsa bile üretim verimliliklerinin düşmemesi ve hedeflerin tutturulması için üretim planlama ekipleri ısrarcı davranarak minimum lotlara göre üretir, ya da değişen taleplere göre planı revize etmez.

Ne üretim ne de talep planlama zafiyeti olmadığı durumlarda da işletme yönetimi “ne olur ne olmaz” bakış açısıyla fazla üretim talep ediyor olabilir. En tehlikeli durum, ürün ve zaman detayında planlama yapılmadan, stok-sever bir politika izlemektir.

Stok:

Fazla üretim israfının ilk yansıması, mali tablolarda da sürekli gözümüze çarpacak olan ikinci israfımız stoklar olacaktır. Planlama eksikliği dışında, birbirine bağlı adımlardan oluşan bir üretim sürecinde bir adımda yaşanan problem sonucu diğer adımın icra edilememesi, iki istasyon arasında fazla stok oluşturur. Stok israfı yaratmamak adına stratejik öneme sahip departmanlardan biri de satın almadır.  Bazen 200 adet almak ile 100 adet almak arasında fiyat farkı olmayabilir ancak bu cazip teklifleri değerlendirirken depolama ve stok maliyetlerini de göz önüne almak gerekir.

Bekleme:

İşletmelerde elimizdeki en önemli ve yönetmesi zor kaynak insanlardır. Katma değer üretmeden bekleyen insan ya da makine, kaybedilen para ile eşdeğerdir. Bu nedenle iş istasyonlarını çalışanlarımızın beklemeyeceği düzende tasarla malı, bekleme israfına yol açacak problemleri de önceden çözmeliyiz.

Taşıma:

Taşıma israfının nedenlerinden bir tanesi de fazla üretim ve sonucunda oluşan stoklardır. Müşteriye ulaşmak yolunda hareket görmeyen stoklarımızı ancak depo içerisinde hareket ettiririz. Zamanında satın alınan ya da üretilen ancak mevcut durumda talebi olmayan stoklar para getirmezken, aynı zamanda kaynak da tüketmektedir.

İş istasyonlarında sık kullanılan gereçler kaynaklara yakın, fazla talep gören ürünler de çıkış kapılarına yakın olmaz ise, o işletmede bolca taşıma israfı yapılıyor demektir.

Yeniden İşçilik:

İşlerin tek seferde ve en hızlı şekilde yapılması elbette ki en önemli amaçlardan biridir. Ancak bu amaç doğrultusunda iş sonuçlarına koşarken, eksik planlama nedenli yapılan her ek işçiliğin en büyük israf kalemlerinden biri olduğunu unutmamak gerekir. Aksi takdirde müşteri ihtiyaçlarına çok hızlı ancak eksik yanıt vermekten öteye gidemeyiz.

Hareket:

Dört katlı bir evin içerisinde, nerede olduğunu bilmediğiniz bir anahtarı aradığınızı düşünün. Yetişmeniz gereken önemli bir davet var ve siz evden çıkmadan anahtarı bulmalısınız. Bu süre içerisinde yapılan her hareket, iş yaşamında da sürekli yaşadığımız israf türlerinden birinin günlük yaşam örneğidir. Binlerce metrekarelik depolarda personelleriniz bir koli bandını aramak durumunda kalıyorsa, kendimizi sorgulamamız gerekir. Davete gecikmeniz sizi olumsuz etkileyeceği gibi, müşterinin beklediği bir hizmet ya da ürünün gecikmesinin de olumsuz sonuçları kaçınılmaz olacaktır.

Fazla İşçilik:

Müşteriler taleplerinden fazlasına para ödemeyecektir. Bu ilke doğrultusunda bir ürün ya da hizmete müşterinin talep ettiği ölçüde değer katılmalıdır.

Zeka & Bilgi & Deneyim:

Yapılan araştırmalar, Y kuşağı ile ilgili en belirgin özelliğin tatmin olmadığı bir iş yerinde çalışmayı red etmesi ve otoriteye karşı bir tavır ile bulundukları ortamı ve yaptıkları işi sorgulaması oluğunu gösteriyor. Potansiyeli olan birine potansiyelinin altında bir iş yaptırırsak, kaybederiz. Bu nedenle çalışanlarımızın her birinin yeteneklerine hakim olmamız ve onları doğru pozisyonlarda değerlendirmemiz gerekir. Çareyi dışarıda aramayalım, dinleyerek ve doğru değerlendirme yaparak; uzun zamandır çözüm bekleyen problemlerimiz, kendi bünyemizde bulunan cevherler sayesinde çözülebilir.

İsrafları tespit etmek ile başlayan süreç, hiç bitmeyecek sürekli gelişim uygulamalarının temelini oluşturur. Gelişmek ve kazanımlarımızı artırmak adına, israflarımızdan arınmamız dileğiyle.

Burcu Yakar

 

Bu yazı 588 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');